Film Replikleri

Esaretin Bedeli Unutulmaz Film Replikleri

0 Love this post.1

Esaretin Bedeli film replikleri, tüm zamanların en iyi filmi olmasını sağlayan o unutulmaz sözleri ve diyalogları bir arada sunan en kapsamlı listedir.

Esaretin Bedeli Filmi Hakkında

Orjinal ismi The Shawshank Redemption olan Esareti Bedeli filmini senaryosunu da yazan Frank Darabont yönetmiştir.1994 yapımı Amerikan dram filmidir.Aynı yıl 7 dalda Oscar adaylığına gösterilmiş, en iyi filmi kategorisinde ödülü Forrest Gump filmine kaptırmıştır.Filmin başrollerinde Tim Robbins ve Morgan Freeman yer almaktadır.Ünlü film arşiv sitesi IMDB en iyi filmler sıralamasında uzun yıllardır, en üst sıradadır.

Filmin Konusu : Masum olduğunu iddia etmesine rağmen karısını ve karısının sevgilisini öldürdüğü gerekçesiyle Shawshank Devlet Cezaevi’nde yaklaşık 20 yılını geçiren bankacı Andy Dufresne‘in -Tim Robbins- hikayesini anlatır.Ona hapishane de Red lakaplı Ellis Boyd Redding -Morgam Freeman- arkadaşlık edecektir.

Esaretin Bedeli Film Replikleri

İki şeye inanırım.Disipline ve İncil’e.Burada her ikisini de öğreneceksiniz. Tanrıya güvenin.Geri kalanı da bana ait.Shawshank’e hoş geldiniz. Warden Samuel Norton

Satranç oynamaktan hoşlanıyor.Ona biraz taş bulalım. Red

O gün o iki İtalyan bayan ne hakkında şarkı söylüyorlardı bilmiyorum.Aslında bilmek de istemiyorum.Bazı şeyler çok araştırılmamalıdır.Kelimelerle anlatılamayacak kadar güzel bir şeyle ilgili şarkı söylediklerini düşünmüştüm. Bu yüzden kalbiniz acıyabilir.Bu sesler kimsenin hayal kurmaya cesaret edemeyeceği kadar güzel yerlerden geliyordu. Bir kafese koyulmuş güzel sesli bir kuşun şarkı söyleyerek kafesi açması gibiydi.O kısa süre için Shawshank’teki her adam kendini özgür hissetmişti. Red

Kurtuluş içinde yatıyor.Warden Samuel Norton

Sanırım basit bir seçim yapmalıyım.Hızlı yaşamak mı hızlı ölmek mi? Andy Dufresne

Aynı bok. Farklı gün.Red

Keşke Andy’nin dövüştüğünü ve kız kardeşlerin onu bıraktığını söyleyebilseydim. Keşke bunu söyleyebilseydim.Maalesef hapishane bir masal dünyası değildir. Kimin yaptığını hiç söylemedi. Ama hepimiz biliyorduk.Her şey bir süre böyle devam etti.Hapis hayatı monotondur. Sonra daha da monotonlaşır. Daha sonra Andy ortaya daha çok çürükle çıkmaya başladı. Kız kardeşler onu sıkıştırıyordu. Bazen onlara karşı koyabiliyordu. Bazen de olmuyordu. Andy için işler böyle devam etti. Onun rutini böyleydi İlk iki yılın onun için en kötüsü olduğuna inanıyorum. İşler böyle devam etseydi onun en iyi yanını alırdı diye düşünüyorum.Red

Bu benim hayatım! Anlıyor musun? Benim hayatım.Andy Dufresne

Bu duvarlar tuhaftır.İlk önce nefret edersin.Sonra alışırsın.Zaman geçtikce dayandığın tek şey olurlar.Kurumsallaşmak budur.Red

Meksikalılar Pasifik içine der biliyor musun? Hafızasının olmadığını söylerler.Hayatımın geri kalanını geçirmek istediğim yer orası.Hafızası olmayan sıcak bir yer.Sahilde küçük bir motel açıp eski değersiz bir tekne alıp onu yeniymiş gibi onarmak.Misafirlerimi balığa çıkarmak.Andy Dufresne

1966 yılında Andy Dufresne, Shawshank Hapishanesi’nden kaçtı.Hakkında bulabildikleri tek şey giysileri, bir kalıp sabun ve eski bir taş çekiciydi. Oldukça yıpranmış haldeydi.Bir insanın bununla tünel kazmasının altı yüz yıl süreceğini düşünmüştüm. Ama yirmi yıldan kısa sürmüştü.Andy jeolojiye bayılırdı. Sanırım bu onun titiz doğasında var.’Bir buz devri bin yıllık bir dağ oluşturmuş burada’ derken duyabiliyorum. Jeoloji baskı ve zamanla ilgili bir bilimdir.Tek ihtiyacı olan budur. Gerçekten.Baskı ve zaman. Bunlar ve lanet bir poster. Dediğim gibi bir insan hapiste aklını meşgul edecek şeylerle uğraşır. Görünüşe bakılırsa Andy’nin büyük hobisi duvarını yavaş yavaş egzersiz alanına taşımakmış.Sanırım Tommy öldürüldükten sonra burada yeterince uzun zaman kaldığını düşünmüştü.Red

Andy ona söyleneni yapmış ve ayakkabıları ayna gibi parlatmıştı.Gardiyanlar fark etmemişti. Ben de öyle. Gerçekten, bir adamın ayakkabılarına ne kadar sık bakıyoruz ki? Andy hayal bile edemeyeceğim bok kokulu pislik içinde özgürlüğe doğru beş yüz yarda boyunca emeklemiş.Beş yüz yarda. Bu tam olarak beş futbol sahası demektir.Yaklaşık yarım mil kadar.Red

Kendime diyorumki bazı kuşlar kafeslenmemeli.Tüyleri o kadar parlak ki, gittiklerinde parçanız onları kafese koymanın hata olduğunu biliyor.Ama yine de gittiklerinde yaşadığınız yer bomboş oluyor.Sanırım dostumu özlüyorum.Red

Pişman olmadığım tek bir gün bile yok. Burada olduğum ya da olmam gerektiğimi düşündüğünüz için değil.O zamanları hatırladığımda küçük aptal bir çocuğun işlediği korkunç suçu hatırlıyorum.Onunla konuşmak istiyorum.Denemek ve onunla konuşmak.Ama bunu yapamam.O çocuk geçmişte kaldı. Bu yaşlı adam da onun artığı. Bununla yaşamak zorundayım. Düzelmek mi? Bu saçma bir söz.Gidip formlarınızı damgalayın evlat. Vaktimi harcamayın.Çünkü doğruyu söylemek gerekirse umurumda bile değil.Red

Unutma Red umut iyi bir şeydir. Belki de en iyi şeydir. İyi şeyler de asla ölmez.Andy Dufresne

O kadar heyecanlıydım ki yerimde duramıyordum bile.Sanırım bu ancak özgür birinin hissedebileceği bir heyecandı.Sonu belli olmayan uzun bir yolculuğa başlamış özgür bir adam.Umarım sınırı aşabilirim ve arkadaşımın elini sıkabilirim.Umarım Pasifik hayallerimdeki kadar mavidir.Umarım…Red

Bunları da sevebilirsiniz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir